Varlıklı bir ailenin çocuğuydu... Kraliyet sarayıyla bağlantıları vardı... Paris'te okudu...Ama ülkesine döndüğünde 2 milyon insanın ölümüne sebep oldu.Gözlük takanları, yabancı dil bilenleri, hatta eğitimli herkesi burjuva diye katletti... Oysa kendisi Fransızca bilen eski bir öğretmendi.Parayı kaldırdı, merkez bankasını havaya uçurdu, takvimi sıfırlayıp tarihi yeniden başlattı. eS-21'de 15 binden fazla kişi akıl almaz işkencelere maruz kaldı.18 yıl ormanların arasında saklandı... Kimse onu bulamadı.Ve sonunda Amerikalıların kendisi için geldiğini duyunca... gizemli bir şekilde öldü.Bu, yüzyılın en kanlı diktatörlerinden biri...Pol Pot'un hikayesi.
Pol Pot 1975-1979 yılları arasında komünist Kamboçya devrimine liderlik etmiş diktatördür. Ülkesinde her dört kişiden biri yani yaklaşık 2 milyon dolayında insan, herkesi eşit yapma uğruna inandığı rejim sonucu hayatını kaybetmiştir. Kamboçya gibi küçük bir ülke göz önüne alındığında bu sayı, yüzyılın en kanlı diktatörlüğünü göstermektedir.
Pol Pot Kimdir
Ülkesinin başına karabulut gibi çökecek olan Pol Pot, Kamboçya'nın henüz Fransız sömürgesi olduğu yıllarda varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Adı Salath Sar'dı. Pol Pot, hayatı boyunca yücelttiği fakir köylü sınıfından gelmiyordu; aksine oldukça varlıklı ve sarayla bağlantılı bir aileye mensuptu. Babası 20 dönümden fazla çeltik tarlasına sahip zengin bir çiftçiydi. Ailesinin Kamboçya kraliyet ailesiyle yakın bağları vardı; kuzeni kraliyet sarayında dansçı, kız kardeşi ise kral Monivong'un cariyelerinden biriydi. Bu bağlantılar sayesinde en iyi okullarda eğitim gördü. Fransız okullarında okuyup 1949'da Paris'e gitti. Fakat ders çalışmak yerine Fransa'da komünist hücrelerde daha çok bulunuyordu ve derslerinde başarısız olunca bursu kesildi ve ülkesine diplomasız geri döndü.
Kamboçya 1953 te Fransa'dan bağımsızlığını kazandı. Pol Pot Kamboçya'ya geri dönünce öğretmenlik yapmaya başladı. Burada yine komünist yasa dışı faaliyetlerde bulunan Pol Pot, Kamboçya komünist partisi başına gelmeyi başardı. Daha sonra polis korkusu yaşamaya başlayınca bir avuç arkadaşıyla Vietnam sınırına, Vietnam askeri kampına sığınır. 2 yıl boyunca Vietnamlıların beslemesi gibi bu kamplarda yaşadı.
Pol Pot Kızıl Kmerler
Çin'e giden Pol Pot burda Mao ile tanışmış ve komünist ideallerle dolup ülkesine geri döner. 1960 lardan itibaren Kamboçya komünist Partisi'nin silahlı kolu olarak kendini gösteren Kızıl Kmerler ile birlikte ülkenin ormanlık bölgelerinde gerilla hareketine başlar. Bu arada ülkesinin komşusu Vietnam'da Amerikalılar ile savaş vardı. Kamboçya prensinin komünist söylemlere girmesi nedeniyle Amerika, ülkede sağcı bir darbe yaptırıp yönetimin değiştirmesini sağladı. Ardından boş durmayan prens ve Vietnamlılar, Pol Pot ve kızıl kımerlere sınırsız destek sunmaya başlar.
Amerikalıların Vietnam'ın yanı sıra Kamboçya topraklarında bulunan komünist hedefleride bombalamasıyla galeyana gelen Kamboçyalılar, Kızıl Kmerlere geçmeye başlayacaktı.
1975 te Pol Pot ve Kızıl Kmerlerin başkenti işgaliyle iç savaş sona erdi ve demokratik Kamboçya adıyla yeni bir Rejim kuruldu, Pol Pot başkanlığa gelmişti.
Pol Pot İşkenceleri
Başa gelen Pol Pot, bir anda ülkeyi adeta kapattı ve ortaçağa döndürdü. Kendine göre muhteşem bir ütopyası vardı. Halkın kendi kendini idare etmesi. Buna göre pirinç tarlalarında çalışan halk kendi pirincini üretecek, dışa bağımlı olmayacak ve bu şekilde kendi üretip kendi tüketecekti. Tabi ki evdeki hesap çarşıya uymadı ve kıtlık başladı. Dış dünyayla bağlantısı kesilen ülke, insanoğlunun şahit olduğu en inanılması zor imha seferberliğine beşiklik ediyordu. Burjuva karşıtı olan Pol Pot, ülkede modern ne varsa yakıp yıkmaya başladı. Buna arabalar dahildi. Pol Pot'un manyakça rejimi iktidara geldiği yılı milat olarak alarak takvimi kendince sıfırlamıştı. Ona göre geçmişe dair her şey din, aile bağları, gelenekler yozlaşmıştı. Bu yüzden Kamboçya tarihini kendi iktidarıyla yeniden başlatmak istedi. Bu uygulama kapsamında parayı tamamen kaldırdı ve merkez bankasını havaya uçurdu. Pol Pot'un kafasındaki topluma dönüşebilmesi için Kamboçya da modern hayata dair ne varsa yerle bir edildi. Gözlük takanlar ve dil bilenler bile burjuvayı temsil ettikleri için hiç hunharca katledildi. Oysa ki kendisi Fransızcayı iyi bilen eski bir öğretmendi.
Pol Pot 1976 da hazırladığı akıllara ziyan 4 yıllık kalkınma planı ile ülkenin tabutuna bir çivi dahi çaktı. Plana göre bir yıl içinde Kamboçya'da tarımsal üretim üçe katlanacak ve bu gübre, iş makinesi ve modern tarım teknikleri olmadan yapılacaktı. Tabiki olmadı ve iç savaş yorgunu halk pirinç tarlalarındaki aşırı çalışma temposuna dayanamadı. Hatta doldurmak için kendi paylarına düşen pirinci bile üretim hanesine ekleyince kıtlık patladı.
Pol Pot Ölüm Tarlaları
Pol Pot'un askerleri ise kıtlıkla boğuşan halktan, ses çıkarmaya cüret edenleri hain nitelendirip, akıl almaz işkenceler uyguluyor, kurşun ziyan olmasın diye bu kişileri naylon torbalarda boğarak öldürüyordu.
S21 olarak bilinen işkence merkezinde Kızıl Kmerler rejiminin sapık düşünceleri ile sadece bu merkezde 15 binden fazla kişiyi akılalmaz tekniklerde öldürülmüştür. Burada genç kızların boğazı kesiliyor ve hangisinin ölüme ne kadar dayanabileceğine dair kronometre tutuluyordu. Başka bir teknik ise karnından bıçaklanan insanları su dolu bir varile sokup ne kadar sürede öleceklerini gözlemlemekti. Kamboçya'da insanlar sürekli fişleniyor ve acımasızca pirinç tarlalarında zorla çalıştırılıyordu.
Bu manyak rejimin işini bitiren ve Pol Pot'un iktidardan gitmesini sağlayan şey, yine Pol Pot'un Vietnam'a olan düşmanlığı oldu. Vietnamlılardan aşırı nefret eden Pol Pot, bu ülkeye savaş açmak gafletinde bulundu. Fakat tersi oldu ve Vietnam'ın Kamboçya'yı işgal etmesiyle Pol Pot kendi yanlıları ile birlikte ormanları kaçtı. Ormandaki kamplarda gerilla hareketlerinde bulmaya başladı. Pol Pot tam 18 yıl hem uluslararası dengeler hem de Tayland askerlerinin korumasıyla korundu. Ormanda akıl hocalığı yapmaya devam etti. 1990'lardan itibaren dış desteği kaybolunca Kızıl Kmerler ve kendi komünist hareketi dağılmaya başlamış binlerce gerilla batıya kaçmıştır.
Pol Pot Nasıl Öldü
Soğuk savaş bitince Bill Clinton, Pol Pot meselesi için derhal halledilmesi emrini verince yakalanması için operasyon başladı. Fakat geç kalmışlardı. 15 Nisan 1998'de Pol Pot, Amerikalıların kendisi için geldiğini radyodan duyunca aniden fenalaşarak öldü. Cesedi, bir grup eski mobilya ve lastik yığınının üzerinde alelacele yakılmıştır. Pol Pot'un ölümü kayıtlara kalp krizi olarak geçsede yandaşları tarafından intihar ettiği iddia edilmiştir.
Bugün Pol Pot dönemine ait yaşanan ölümler Kızıl Kmerlerin kurbanlarından artakalanlar, ülkenin başkentinde ki soykırım müzesi'nde (Kamboçya kafatası müzesinde) sergileniyor. Pol Pot rejiminin yıkılması üzerinden onlarca yıl geçmiş, fakat ölüm tarlaları olarak bilinen pirinç tarlalarının altında hala cesetler ve kurukafalar çıkmaktadır. Bazı tarihçiler bu dönemi soykırım olarak nitelendirmektedir.

Yorum Gönder